Koronavirüs hakkında en güncel bilgiler

Çin’in Wuhan şehrinde başlayan yeni koronovirüs  salgını ile ilgili bilgiler hızla değişiyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yakın zamanda COVID-19 olarak adlandırılan bu virüs SARS ve MERS ile yakından ilişkilidir. Vakaların büyük çoğunluğu Çin’deyken, 30’dan fazla ülkede teşhis edildi. Burada vakalar, ölümler, seyahat kısıtlamaları ve daha fazlası hakkında en son güncellemeleri sunacağım.

En kritik 2 nokta:

1-Virüsün kişiden kişiye ne kadar kolay yayıldığı

2-Enfekte olanların kaçının ölüme yol açabilecek ciddi hastalık geliştirdiği.

Ocak ayı sonlarında, Dünya Sağlık Örgütü yetkilileri, Çin’de virüs bulaşanların büyük çoğunluğunun – yüzde 82 – hastalığı hafif geçirdiği, yüzde 15’inde ağır hastalık geliştiği ve yüzde 3’ünün kritik derecede hastalandığını söyledi. Ağır hastalığı olanlarda pnömoni ve solunum yetmezliği gelişti. Uzmanlar, enfekte kişilerin yüzde 2’sinin öldüğünü tahmin ediyorlar.

Coronavirüs Nedir?

Coronavirüsler ilk olarak 1960’larda tanımlandı, ancak nereden geldiklerini bilmiyoruz. İsimlerini taç benzeri şekillerinden alıyorlar. Bazen, bir koronavirüs hem hayvanları hem de insanları enfekte edebilir.Çoğu koronavirüs, soğuk algınlığına neden olan diğer virüslerle aynı şekilde yayılır: enfekte insanlar öksürerek ve hapşırırken , enfekte olmuş bir kişinin ellerine veya yüzüne dokunarak veya enfekte olmuş kişilerin dokunduğu kapı kolu gibi şeylere dokunarak.

Hemen hemen herkes yaşamında en az bir kez, büyük olasılıkla küçük bir çocuk olarak bir koronavirüs enfeksiyonu geçirir. Koronavirüsler sonbahar ve kış aylarında daha yaygındır, ancak herhangi bir zamanda herkes bir koronavirüs enfeksiyonu ile düşebilir.

coronavirus
Wuhan’da ortaya çıkan koronavirüsün illüstrasyonu

Coronavirüsün Ortak Belirtileri

Çoğu koronavirüsün semptomları, burun akıntısı , öksürük , boğaz ağrısı ve bazen ateş de dahil olmak üzere diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarına benzer . Çoğu durumda, bir koronavirüs veya rinovirüs gibi soğuk algınlığına neden olan farklı bir virüsün olup olmadığını bilemezsiniz.

Çin’in Wuhan kentindeki bir grup doktor, klinik deneyimlerini tüm dünyadaki meslektaşlarıyla paylaşmak için 99 hasta üzerinde retrospektif (geriye dönük) bir çalışma yürüttü ve çok kısa bir sürede, ilk bulgularını   29 Ocak’ta Lancet’te yayınladı.

Bulgular, yaşlı erkeklerin ve ek bir hastalığı olan hastaların yeni koronavirüs (2019-nCoV) ile ilişkili pnömoni geliştirme olasılıklarının daha yüksek olduğunu gösteriyor.

1 Ocak – 20 Ocak tarihleri ​​arasında Jinyintan Hastanesi’nde 2019-nCoV pnömonisi ile başvuran 99 erkek hastanın, ortalama yaş 55 idi ve 50 hastanın kronik hastalığı vardı.

Hastaların çoğunu etkileyen klinik belirtiler sırasıyla;

Ateş % 83

Öksürük % 82

Nefes Darlığı % 31

Kas ağrıları % 11

Baş ağrısı % 8’de

% 5’te , göğüs ağrısı, ishal ve bulantı ve % 1-4’te kusma idi.

Kuluçka döneminin – belirtilerin ortaya çıkmasına kadar geçen süre – 10 gün ila iki hafta arasında değiştiğine inanılmaktadır. Yine bir araştırmaya göre kuluçka dönemi 27 güne kadar çıkmaktadır.

Endişe duymamız gerekir mi?

Bir ay önce yapılan bir analizde Türkiye, tüm ülkeler arasında risk grupları sıralamasında 25. sırada yer alıyordu. Şu an için komşumuz  İran’da  ve Irak’ta virüsün ortaya çıkması ve ölümlerin olması Türkiye’nin de elbette risk altında olacağınının bir göstergesi.

DSÖ Başkanı 22 Şubatta yaptığı konuşmada “En büyük endişemiz Kovid-19’un daha zayıf sağlık sistemleri olan ülkelere yayılma potansiyelinin devam ediyor olması.” dedi. Biz sağlık sistemi olarak zayıf ülkeler arasında değiliz, özellikle Afrika ülkelerinde virüsün ortaya çıkması farklı bir aşamaya götürebilir olayı.

Ancak Türkiye olarak bir çok modern ülke gibi biz de alınacak önlemleri almış bulunuyoruz. Tüm bunlara rağmen ulaşımın bu kadar yaygınlaştığı dünyada elbette Türkiye’de de ortaya çıkması muhtemeldir.

Koronavirüs eşyalardan bulaşır mı?

Bu ayın başında The Journal of Hospital Infection dergisinde yayınlanan makalede SARS ve MERS Koronavirüslerinin metal, cam ve plastik gibi cansız yüzeylerde dezenfeksiyon yapılmadığında dokuz gün kadar kalabildiği tespit edildi.

Ellerinizi sık sık ılık su ve sabunla en az 20 saniye yıkayın.

Elleriniz kirliyken yüzünüze, gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmayın.

Hapşırdığınızda veya öksürdüğünüzde ağzınızı dirseğinizin iç kısmı ile örtün. 

Dokunduğunuz nesneleri çok temiz tutun. Dezenfektanları telefon, bilgisayar, mutfak eşyaları, bulaşık ve kapı kolları gibi nesnelerde kullanın.

Kimler risk altında?

11 Şubat’a kadar 1023 kişinin hayatını kaybettiği ifade edilerek Kovid-19’un neden olduğu ölümlerin yüzde 30,2’si 60-69 yaş aralığında, yüzde 30,5’i 70-79 yaş aralığında, yüzde 20,3’ü de 80 yaş ve üzerindekilerde kaydedildi.

Ölüm oranının Kovid-19‘un dışında herhangi bir hastalığı bulunan kişilerde daha yüksek olduğuna dikkati çekilen raporda, bu oranın kalp hastalarında yüzde 22,7, diyabet hastalarında yüzde 19,7, kronik solunum yolu hastalığı çekenlerde yüzde 7,9, yüksek tansiyon hastalarında yüzde 30,7 olduğu vurgulandı.

Raporda, 11 Şubat’a kadar hastalıktan ölenlerin 653’ünün erkek, 370’inin kadın olduğunun altı çizildi.

COVID-19’un ölüm oranı nedir? 

Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi’nden çalışma araştırmacıları, 31 Aralık 2019 ile 11 Şubat 2020 arasında bildirilen 44 bin 672 onaylı COVID-19 vakasından alınan bilgileri analiz etti. Bu vakalar arasında 1.023 ölüm oldu toplam ölüm oranı % 2.3’tür.

New York Times’a göre bu, grip oranının ABD’de% 0.1 civarında olan ölüm oranından çok daha yüksek .

Bununla birlikte, yeni çalışma COVID-19’dan ölüm oranının konuma göre değiştiğini bulmuştur. Salgının başladığı Hubei Eyaletinde ölüm oranı% 2,9 iken, diğer illerde sadece % 0,4 olmuştur – 7 kat fark-

Çalışma ayrıca yaşlı yetişkinlerde hastalığın daha ağır şekilde seyrettiğini de gösterdi. 80 yaş üstü hastalar arasında ölüm oranı % 14,8 iken 70 ila 79 yaş grubu için% 8,0; 60 ila 69 yaşları için% 3,6; 50 ila 59 yaşları için% 1,3; 40 ila 49 yaşları için% 0,4 ve 10 ila 39 yaşları için% 0,2’dir. Doğumdan 9 yaşına kadar olan çocuklar arasında ölüm bildirilmedi.

İşte ilgili yaş grubunda hastalığa yakalananlar arasında ölüm oranları: 

80 yaş ve üstü: Yüzde 14.8

70-79 yaş: Yüzde 8

60-69 yaş: Yüzde 3.6

50-59 yaş: Yüzde 1.3

40-49 yaş: Yüzde 0.4

30-39 yaş: Yüzde 0.2

20-29 yaş: Yüzde 0.2

10-19 yaş: Yüzde 0.2

0-9 yaş: Ölüm yok

Virüs ne kadar bulaşıcı?


Ön araştırmaya göre, SARS’a benzer şekilde orta derecede bulaşıcı görünüyor ve muhtemelen hava yoluyla bulaşıyor. Dışkı yoluyla bulaştığıyla ilgili araştırma yayımlandı. Bilim adamları, enfekte olmuş her kişinin etkili bir koruma önlemi olmadan 1,5 ila 3,5 kişiye bulaştırabileceğini tahmin ediyor.

Bu sayı küçük görülse de şöyle simüle edersek durumu daha net anlarız. Diyelim 5 kişiye virüs bulaştı ve 2.6 hızla yayıldı; 5 döngü sonrası 368 kişi hasta! Her yıl karşılaştığımız mevsimsel gribin bulaş gücü ise 1.3!

Koronavirüs insanlar arasında nasıl yayılır?

Araştırmacılar hala SARS-CoV-2’nin nasıl yayıldığını anlamaya çalışıyorlar. Ancak genel olarak, koronavirüslerin yayılmasının en yaygın yolu, öksürük ve hapşırmalardan üretilen solunum damlacıklarıdır. Testler ayrıca hasta dışkısında bulunan virüsü bulmuş ve fekal kontaminasyon yoluyla yayılabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, insanların virüsün bulunduğu yüzeylere dokunarak virüsü yakalayıp yakalayamayacakları hala belirsizdir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Virüsün semptomatik kişilerden (yani virüsü almış ama henüz hastalık belirtisi göstermeyen) olgular belgelendi. Bu ne demektir; Örneğin Virüs taşıyan bir kişi henüz teşhis konulmadan başkalarına bulaştırabilir ve biz farkında olmayız. İşte tehlike burada büyüyor.

Bir kişinin enfekte olduktan sonra semptomların ortaya çıkması için geçen süre, önleme ve kontrol için hayati önem taşıyabilir. Kuluçka dönemi olarak bilinen bu süre, sağlık görevlilerinin virüse maruz kalmış olabilecek kişileri karantinaya almalarına veya gözlemlemelerine izin verebilir. Ancak inkübasyon süresi çok uzun veya çok kısaysa, bu önlemlerin uygulanması zor olabilir.

En etkili koruma yöntemi nedir?

Ellerinizi sık sık yıkamanız tavsiye edilir. Yüzünüze dokunmaktan kaçının ve öksüren veya hapşıran kolunuzu maske gibi kullanın. özellikle seyahat edenler, havaalanı gibi bölgelerde sık ellerini yıkamaları hem virüsün bulaşma riskini azaltır.

Sık kullanılan ev temizlik ürünleri ile temizlik anlamlı farklılık yarattı. Ayrıca yüzeylerin yüzde 62-71 etanol, yüzde 0.5 hidrojen peroksit, yüzde 0.1 sodyum hipoklorit gibi dezenfektanlarla veya çamaşır suyunun bir dakika uygulanması ile virüs, etkili bir biçimde etkisiz hale getirilebildi.

Tedavide etkili ilaç var mı?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ),remdesivir adlı ilacın koronavirüse (Kovid-19) yakalanan hastalarda işe yarayabileceği iddiasını doğruladı. 

CNN International’da yer alan habere göre; Çin’in başkenti Pekin’deki bir basın açıklamasında konuşan DSÖ Genel Sekreter Yardımcısı Bruce Aylward, “Şu anda gerçek bir etki yaratabileceğini düşündüğümüz tek bir ilaç var, o da remdesivir” açıklamasında bulundu. 

İki tür maske bulunuyor. İlki cerrahların ameliyathanelerde taktığı maskeler. Bir solunum yolu enfeksiyonunuz varsa, bu maskeyi takmak , enfeksiyonu yayma riskini azaltarak çevrenizdeki insanları hastalıktan korumaya yardımcı olur. Yine cerrahi maske takmak, bir salgın varsa sizi bir enfeksiyondan koruyabilir. Ancak maske takmanın yeterli olmadığını sadece basit bir önlem olduğunu unutmayalım.

İkinci maske türü N95 maskeleri. Bu maskeler sağlık çalışanları içindir. Mikron düzeyinde partiküllerin solunmasını yüzde 95 oranında önlediği için bu ismi almışlardır. Bu maskelerin koruyuculuğu yüksek olsa da uzun süre takılması rahatsızlık verir.En büyük risk altında olan sağlık çalışanları tarafından kullanılır.

Termal kamera işe yarıyor mu?

Havaalanı termal kamera kontrollerinin yararlılığı uzun süredir tartışılıyor, ancak yeni bir bilimsel araştırmaya göre, işe yaramıyor gibi görünüyor.

ABD’de geçtiğimiz ay 30.000’den fazla yolcuyu termal kameralarla taranırken, tek bir koronavirüs vakası bile yakalanamadı.

Normal vücut sıcaklığı olan yolcular hala kuluçka döneminde olabilirler, bu da enfekte oldukları anlamına gelir, ancak henüz ateş başlamamış olabilir. Kuluçka döneminin ise yaygın olarak 14 gün olduğu ifade edilse de 27 gün olabileceği de belirtiliyor.

Aşı geliştirmek ne kadar sürer?

Normalde aylar yıllar arasında virüslere karşı aşı geliştirme işlemleri başarılı oluyor. 2003’teki SARS salgını sonrasında, aşı geliştirilmesi yaklaşık 20 ay sürdü. (Aşıya hiç ihtiyaç duyulmadı, çünkü hastalık sonlandı)

2015 yılında Zika’nın patlak vermesiyle, araştırmacılar aşı geliştirme süresini 6 aya indirmişlerdi.

Şimdi, geçmiş salgınlardan gelen tecrübelerin süreyi daha da azaltmaya yardımcı olacağını umuluyor. Hem özel şirketler, hem devletler aşı için çalışmaya başladı.

Diğer taraftan Çin’in Rusya Büyükelçisi Zhang Hanhui, koronavirüsü için aşının bulunduğunu ancak piyasaya çıkması için son testlerinin yapılmasının beklendiğini duyurdu.

Tedavisi tamamlanan hastaların yüzde 14’ünde tekrar koronavirüs saptandı

Çin’in Guangdong eyaletinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanıp iyileşince taburcu edilen kişilerin bir kısmında yeniden virüse rastlandı. Guangdong eyaletinde Kovid-19’a yakalandıktan sonra taburcu edilen hastaların yüzde 14’ünde tekrar koronavirüs saptandı.

No Comments Yet

Leave a Reply

Your email address will not be published.